Toledo Gezilecek Yerler

İspanya’nın kalbi ve odak noktası sayılan Toledo UNESCO Dünya Miras Listesi’ne alınmış antik bir şehridir. Toledo’nun ortaçağdan kalma duvarları ve sokaklarında tarihe küçük bir yolculuk yapmanız mümkündür. Arnavut kaldırımlı sokakları ve eski taş binaları ile tarihini haykıran bir şehirdir. Hristiyan ve Yahudiler ile Müslümanlar yüzyıllar boyunca üç kültür şehri olarak Toledo’da yaşamış olup birçok eser de bırakmıştır. Toledo’da bulunan camiler, kaleler, saraylar, kiliseler üç kültür şehri olmanın haklı gururunu ortaya koymaktadır. Toledo’ya yolunuz düştüğünde farklı havası olan sokaklarda yürüyün, esnaf dükkanlarını ziyaret edin ve sessiz avlularda zaman geçirin. Toledo’nun en ünlü eserleri El Greco Müzesi’nde, kilise ve manastırlarda sergilenmektedir.

El Greco Müzesi

İspanyol resim sanatının en ünlü ustalarından Domenikos Theotokopoulos 1541 senesinde Girit’te dünyaya gelmiştir. 1577 senesinde El Greco denilen İspanya’nın bir şehrine gelip orada yaşamaya başlamıştır. Transito sinagogunun yanındaki Yahudi mahallesinde El Greco’nun yaşadığı ev bulunmaktadır. Bu bina yenilenmiş ve El Greco’nun mobilyaları heykelleri eserleri ile dekore edilmiştir. El Greco’nun yaşadığı evin bitişiğinde bulunan bina El Greco Müzesi olarak anılmaktadır. Müzenin birinci katında ünlü resimler, yirmiden fazla eser üç odada sergilenmektedir. El Greco müzesinde Zurbaran ve Miranda gibi diğer İspanyol ressamların resimleri de sergilenmektedir.

Santa Cruz Müzesi

Müze 16. yüzyıldan kalma olup Plateresque cepheli bir binada yer almaktadır. Santa Cruz Müzesi’nde üç koleksiyon bulunmaktadır. Koleksiyonun bölümleri güzel sanatlar, dekoratif sanatlar ve arkeolojiden oluşmaktadır. Güzel sanatlar koleksiyonunda Toledo Okulu tabloları, İsa ile Goya’nın çarmıha gerilmesi, Alonso Berruguete’nin Virgin’e ithaf ettiği tablosu ve özellikle El Greco öğrencisi Luis Tristan’ın eserleri bulunmaktadır. Dekoratif sanatlar bölümünde Flaman halıları, Zodyak işaretleri olan duvar halısı ve yerel esnafın el sanatları sergilenmektedir. Arkeoloji bölümünde tarih öncesi, Roma, Visigot, Mağribi ve Mudejar kültürlerine ait dekoratif objeler ile seramik ürünler sergilenmektedir.

Toledo Katedrali

Toledo Katedrali gotik mimarisi ve yüksek kulesi ile İspanya’nın en önemli Hristiyan mekanlarından biridir. Katedralin yapıldığı yer Yahudi Mahallesi ile Müslüman Camisi arasında olup tarihi 13. yüzyıla dayanmaktadır. Katedralin iç kısmı havadar olsa da  dışarısı yüksek binalarla çevrilmiş ve bunaltıcıdır. Toledo Katedrali’ne giderek içeride bulunan zengin tablo koleksiyonunu mutlaka görün ve bu ihtişamlı tapınağı inceleyin. Katedralde bulunan başyapıtların zenginliği Toledo’nun yüzyıllar öncesinde Katolik Kilisesi merkezi olarak konumlanmasından da kaynaklanmaktadır. Katedralde ibadet edenler Puerta de Mollete girişinden geçmelidir. Mollete İspanyol dilinde çörek anlamına gelip bu kapıdan yiyecekler fakirlere dağıtıldığından giriş bu isimle anılmıştır. Katedralde zengin süslenmiş seksen sekiz kolon ve vitray pencereler çok dikkat çekicidir. Alt katmanda bulunan tezgahlar Katolik Monarşilerin İslami Granada’yı fethinden tarihi sahneleri tasvir etmektedir. Üst katmanda ise Alonso Berruguete’nin İncil ile sahneleri ve sol bölümde Trabsfiguration tasvir edilmektedir. Korunağın sunağında 1500 yılına ait Virjin Blanca’nın Meryem Ana figürlü bir taş eseri bulunmaktadır. Katedralde bulunan mermer mezarlar, tablolar, tarihi eserler ziyaretçilerine sunulmaktadır.

Iglesia de Saint Idlenfonso Kilisesi

Büyüleyici bir katedralin yakınında bulunan Saint Idlefonso barok tarzında bir kilisedir. Kilisede heybetli ikiz kule, El Greco’nun tabloları ve ferah bir iç mekan bulunmaktadır. Ziyarete gelen turistler küçük bir giriş ücreti ödeyip kiliseyi gezer ve kuleye çıkıp muhteşem manzaradan görüntüler alır.

Santiago del Arrabal Kilisesi

Surların yakınında bulunan kiliseye gelmek için Calle Real del Arrabal boyunca gitmeniz gerekir. Kilise Toledo’daki en çarpıcı Mudejar tarzı yerlerden biri olarak karşımıza çıkar. Kilise binası tuğla ve duvar taşlarından inşa edilip İslami at nalı kemerler ile dekoratif bir cephe oluşturulmuştur. Santiago del Arrabal Kilisesi halka açık değildir ama turistler binanın dışını gezebilir.

Alcazar Kalesi

Alcazar Kalesi tepede bulunan kentin muhteşem manzarasını seyretme imkanı sunan bir mekandır. Öncesinde yerinde bir Roma kalesi kurulmuş ve Alcazar bunun üzerine inşa edilmiştir. Eski Mağribi kalesini Hristiyan krallar Alfonso VI ‘cesur’ ile Alfonso X ‘bilge’ yenileyerek halka kazandırmıştır. Alcazar imparatorluk kalesi olarak savunma alanlarına sahip kare bir şekle ve dört köşeli kuleye sahiptir. Kalenin cephesi Charles V dönemi Rönesans tarzını da yansıtan bir yapıya sahiptir. Alcazar Kalesi İspanyol İç Savaşı sırasında milliyetçi bir garnizon olarak kullanılmış ve Franco destekçilerinin kahramanlığını simgeleyen bir anıt olarak tarihe kazınmıştır. Alcazar ilk inşa edildiği gibi kalmamış zamanla restore edilmiştir. Kale içerisinde İspanyol İç Savaşı’nı anlatan Ordu Müzesi’nde mükemmel sergiler sunulmaktadır.

Transito Sinagogu

Transito Toledo’nun en tanınmış Yahudi anıtı Mudejar tarzı olan sinagogudur. Transito Sinagogu yahudi cemaatinin ibadet tapınakları arasındadır. Sinagog 1356 senesinde Samuel ha-Levi tarafından yaptırılan bir ibadethane yeridir. Sinagog aynı zamanda Yahudi -İspanyol mimarisinin en önemli örneklerinden biridir. Arapça ve İbranice yazıtların yanında Mağribi kültüründen etkilenmiş unsurlar ve karmaşık geometrik şekiller ile çiçek motifleri sinagogun    süslemelerini oluşturur. Kemerler ile donatılmış pencerelerden kutsal alana ışık sızar ve burada Yahudiler ibadetini eder. Sinagogun içinde zarif bir tavan, hoş pencereler ve hoş eserler bulunmaktadır. Yahudilerin İspanya’dan sürülmesinden sonra sinagog Şövalye Kolatravarı’ya bırakılmıştır. Sinagogun bitişiğindeki odalarda İspanyol ile Yahudilerin tarihini, kültürünü anlatan Sefarad Müzesi’nde eğitimler verilmektedir. Transito Sinagogu El Greco Müzesi yakınlarında olup Salı- Pazar günleri halka açıktır. Cumartesi öğleden sonra ve Pazar sabahı ziyaret etmek isterseniz herhangi bir ücret ödemenize gerek yoktur.

Puente de Alcantara Köprüsü

Puente de Alcantara Tagus Nehri sınırına kadar uzanan mükemmel bir konuma sahiptir. Önceleri antik bir Roma Yapısı olan köprüyü Moors yeniden inşa ettirmiştir. Köprü esasen 13 ile 14. yüzyıllara dayanan bir tarihe sahiptir. Puente de Alcantara Köprüsü’ne gelen ziyaretçiler Alcazar ve şehrin muhteşem manzarasını izleme fırsatı bulmaktadır.

Puerta Vieja de Bisagra Mağribi Kasabası Kapısı

Müslüman mimarisinin etkilerinin yoğun olduğu ve kapıda at nalı şeklinde kemerin bulunduğu bir yapıdır. Ayrıca bulunan iki kör sivri kemer de dekorasyon amaçlı kullanılmaktadır. Puerta Vieja de Bisagra Anıtı aynı zamanda Puerta Vieja de Alfonso VI olarak da bilinmektedir. Böyle bilinmesinin nedeni ise 1085 yılında kralın bu kapıdan geçerek Toledo’ya girmiş olmasındandır. Mağribi kasaba duvarlarından kalan bu kısım bir giriş kapısı olarak görülen anıt olarak varlığını sürdürmektedir.

Cristo de la Luz Müzesi

Toledo’nun çok kültürlü mirasını yansıtan bu anıt içinde çok büyük tarihi dokuyu barındırmaktadır. Visigot kilisesi bulunan bir yerde önce Arap cami olarak kurulmuştur. Tuğla içinde duvara gizlenmiş kiliseden gelen değerli Mesih heykelini Alfonso VI ve El Cid keşfedip açığa çıkarmıştır. Müzenin iç kısmında bulunan sütunlardan bazıları Visigot kilisesinden gelmektedir. Arap cami zamanla bir Hristiyan ibadet evine çevrilmiş ve duvar resimleri de o dönemden kalmıştır. İslami mimarinin yani Mudejar tarzının etkileri de görülmektedir.

San Juan de los Reyes Manastırı

1476 senesinde kurulmuş olan bir Franciscan manastırıdır. San Juan de los Reyes Manastırı çarpıcı bir tonoz ve görkemli bir şapele sahiptir. Manastırda bulunan tablolar ve eserler çok dikkat çekicidir. Manastır 16. yüzyıldan kalma olup İspanya’daki geç gotik mimari tarzının en güzel örneklerinden biri sayılmaktadır. Manastır ruhsal düşüncelere ilham verecek sakin ve huzurlu bir atmosfere sahip bulunmaktadır. Manastır halkın ve turistlerin ziyaretine her zaman açıktır.

Santa Maria la Blanca Antik Sinagogu

1405 senesinde Santa Maria la Blanca kiliseye dönüştürülmüştür. Bu kutsal mekanda Almohad dönemi Mağribi mimarisinin etkileri ile oluşturulmuş yirmi sekiz at nalı kemeri destekleyen sütunlar bulunmaktadır. Kilisede dikkat çeken bir nokta da dekoratif ahşap kaplamalı bir tavanın olmasıdır. Santa Maria la Blanca antik bir sinagog ve sonrasında bir kilise olarak kullanılmıştır. Anıt günümüzde ibadethane olarak kullanılmaz ama ziyaret için gelenlere açık bir mekandır.

Castillo de San Servando Kalesi ve Manastırı

Alacantara Köprüsü karşısında bulunan bir manastırdır. Kalesi Alfonso VI tarafından yaptırılmış olan manastır stratejik konumu nedeni ile askeri amaçlarla da kullanılmıştır. İspanya’da Mudejar tarzı yapılan kalenin olağanüstü bir örneği olarak kabul edilmektedir. Savunma duvarları, korkunç kuleleri ve Arap tarzı giriş geçidi ile kale çok heybetli görünmektedir. Castillo de San Servando Anıtı halka açık değildir ama turistlere çevresindeki arazi gösterilmektedir.

Santo Tome Kilisesi

Santo Tome Kilisesi aslında bir cami iken zamanla yenilenmiştir. Kilise yenilenerek ibadete açılmıştır. Kilise pencereleri alt nalı şekli ile Mudejar tarzını halen yansıtmaktadır. El Greco’nun en ünlü tablolarından olan Orgaz Kontunun Mezarları kilisede özel bir odaya yerleştirilmiştir. Kiliseye ziyarete gelenler ufak bir giriş ücreti karşılığında bu muhteşem yapıyı doyasıya inceleyebilir.

De Tavera Hastanesi

Hastane sanat yapıtları ile dolu büyük bir komplekse sahiptir. Ziyarete gelen turistler avlu kilise ve kutsal mekanları ziyaret edebilmektedir. Hastane çevresinde kilise, eczane, avlu, eserler bulunmaktadır. Kilisede bulunan değerli eserler arasında Alonso Berruguete’nin Kardinal Tavera mermer mezarı ile El Greco’nun heykelleri sayılmaktadır.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here